Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
PerÅŸembe, 11 Kasım 2010 11:33   



Hayatı


Ailesi


İnkılapları


Dünya Gözü ile


Resimlerle Atatürk







MUSTAFA KEMAL ATATÜRK HAYATI

(1881 - 1938)

 Mustafa Kemal Atatürk,1881 yilinda Selânik'te dogdu. Babasi Ali Riza Efendi, annesi Zübeyde Hanim'dir. Ali Riza Efendi Selânik yerlilerindendi. Uzak dedeleri Vidin'den ayrilarak Serez'de yerlesmisler, oradan da Selânik'e gelmislerdi. Ali Riza Efendi, hayatinin ilk devirlerinde gümrük memurlugu yapmis, daha sonralari memuriyeti terkederek kereste ticareti ile mesgul olmustu. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanim da Selânik yakinlarinda Langaza adi verilen kasabada yerlesmis eski bir Türk ailesine mensuptu. Bu aile, soy olarak Anadolu'dan Rumeli'ye geçmis yörüklerdendi ve 'Varyemez ogullari' olarak taniniyorlardi. Bu ailenin Langaza'da büyük çiftlikleri vardi; tarim yaninda hayvancilikla mesgul idiler.

1871 yilinda Zübeyde Hanim ile evlenen Ali Riza Efendi'nin henüz elli yaslarinda iken 1888 yilinda ölmesi üzerine, yedi-sekiz yaslarinda yetim kalan küçük Mustafa'nin büyütülmesi ve yetistirilmesi görevi, büyük Türk kadini Zübeyde Hanim'a düstü.

"Küçük Mustafa, ilk ögrenimine bir süre annesinin arzusuna uyarak Hafiz Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde devam etti; fakat çok geçmeden babasinin istegi ile Selânik'te çagdas egitim yapan Semsi Efendi Mektebi'ne geçti ve ilkokulu burada bitirdi. Semsi Efendi, yeni ögrencisinin yeteneklerini ve zekâsini takdir ettiginden, küçük Mustafa'nin kendi okulunda bulunmasindan son derece memnundu.

Küçük Mustafa, bu okulda okurken babasi öldü. Bu siralarda isimleri Makbule ve Naciye olmak üzere kendisinden küçük iki kiz kardesi bulunuyordu. Babalari öldügü zaman küçük Mustafa yedi, Makbule bir yasini henüz doldurmustu; Naciye ise kirk günlüktü. Bu en küçük kardesleri genç kiz iken Selânik'te öldü.

Ali Riza Efendi'nin ölümü üzerine, Zübeyde Hanim üç çocugu ile bir süre Selânik yakinlarindaki Rapla çiftliginde subasilik yapan kardesi Hüseyin Efendi'nin yanina yerlesti. Çiftlik hayati nederiyle küçük Mustafa'nin ögrenimi ister istemez bir süre aksamisti. Fakat çok geçmeden Selânik'e dönerek halasinin yaninda, biraktigi yerden ögrenimine devam etti.

Küçük Mustafa, Semsi Efendi Ilkokulu'ndan sonra bir süre Selânik Mülkiye Rüstiyesi'ne devam etti ise de Kaymak Hafiz adli Arapça ögretmeninin kendisine haksiz yere sopa ile vurmasi üzerine bu okuldan ayrildi ve 1893 yilinda kendi karari ile Askerî Rüstiye'ye müracaat ederek ögrenimine burada devam etti. Yazlari, dayisi Hüseyin Efendi'nin yanina gider, okul zamanina kadar çiftlikte kalirdi. Mustafa bu okulu gerçekten sevmisti. Arkadaslari arasinda zekâsi ve üstün yetenekleri ile kisa zamanda kendisini gösterdi ve ögretmenlerinin sevgisini kazandi; ögretmenleri neredeyse kendisine bir arkadas muamelesi yapma geregini hissetmislerdi.

Bu okulda matematik ögretmenligi yapan Yüzbasi Mustafa Efendi, genç ögrencisinin yetenekleri ve zekâsi karsisinda siniftaki diger Mustafa'larla aralarindaki farki belirtmek üzere ögrencisinin adinin sonuna "Kemal" ismini ilâve etti. Artik genç ögrenci Mustafa Kemal olmustu.



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve AILESI

Annesi
Zübeyde HANIM (1857-1923)

Zübeyde Hanim 1857 yilinda Selanik'te dogdu. Orta Anadolu'dan göç ederek, Selanik'in batisinda Arnavutluk sinirina yerlestirilen yörüklerden, Haci Sofi ailesinden Feyzullah Aganin kizidir. Selanik'te Gümrük Muhafaza Teskilatinda memur olan Ali Riza Efendi ile evliliginden bes çocuk sahibi oldu.

Fatma ve Ömer'i daha küçükken kaybetti. 1888 yilinda Mustafa ilkokuldayken kocasini da kaybeden Zübeyde Hanim, zaman zaman çocuklari ile birlikte kardesi Hüseyin Aga'nin çiftligine giderdi. Bu sirada, Atatürk'ün ifadesiyle; iyi kalpli bir insan olan Ragip Bey'le evlendi. Kizlarindan Naciye de çok yasamadi.Balkan harbinden sonra, birçok Türk ailesi gibi, kizi Makbule ile birlikte Selanik'ten göç etti ve Istanbul'a gelerek Besiktas-Akaretler'de bir eve yerlesti. Milli Mücadele yillarinda Ankara'ya gelen Zübeyde Hanim, 1919'da ayrilmak zorunda kaldigi oglunu, yillar sonra Ankara'da Devlet Baskani olarak gördü. 14 Ocak 1923'te tedavi amaciyla gittigi Izmir'de 66 yasinda vefat etti.


Babasi
Ali Riza EFENDI (1841-1888)

Ali Riza Efendi 1841 yilinda Selanik'te dogdu. Söke'den Selanik'e yerlesmis Türkmenlerden "Kirmizi Hafiz" lakapli Ahmet Efendinin ogludur. Ilkokulu Abdi Hafiz Mahalle Mektebinde okudu. Selanik'te Evkaf Idaresinde katiplik, sonrada Gümrük Muhafaza Teskilatinda memurluk yapti. Memurlugu sirasinda, Haci Sofi ailesinden Feyzullah Aga'nin kizi Zübeyde Hanimla evlendi. 1876 yilinda da Selanik Asakir-i Milliye taburunda subay olarak görev alan Ali Riza Efendi, daha sonra da kereste ticareti yapmaya basladi. Zübeyde Hanim'dan bes çocugu oldu. Çocuklarindan Naciye, Ömer ve Fatma fazla yasamadi. Sadece Mustafa ve Makbule hayatlarina devam edebildi. Ali Riza Efendi, 1888 yilinda, tek oglu Mustafa Kemal ilkokulda okudugu sirada, rahatsizlandi ve öldü.



Kizkardesi
Makbule ATADAN (1887-1956)

 Mustafa Kemal Atatürk'ün kiz kardesi olan Makbule Atadan, 1887 yilinda Selanik'te dogdu. Balkan Savaslarindan sonra, annesi Zübeyde Hanim'la birlikte Selanik'ten ayrilarak Istanbul'a yerlesti. Cumhuriyet'in ilanindan sonra agabeyinin istegi üzerine, annesiyle birlikte Ankara'ya geldi. Bir süre Atatürk'ün yaninda kalan Makbule Atadan, daha sonra Çankaya Köskü arazisi içinde kendisi için yaptirilan Çamli Köske yerlesti.

1930'da Atatürk'ün istegiyle Fethi Okyar'in kurdugu Serbest Cumhuriyet Firkasina giren Makbule Hanim birkaç ay sonra parti kapatilinca siyasetten çekildi ve 1935'de milletvekili Mecdi Boysan ile evlendi. Makbule Atadan'in agabeyi Atatürk ile ilgili anilari "Büyük Kardesim Atatürk (1952)" ve "Agabeyim Mustafa Kemal (1952)" adlariyla yayimlandi. 1956 yilinda 69 yasinda öldü.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve INKILAPLARI

Atatürk ilkeleri, alti ana baslik altinda toplanabilir:

Cumhuriyetçilik:

Kemalist devrimler siyasi bir devrim niteligindedir ve çokuluslu bir Imparatorluktan Türkiye ulus devletine geçis gerçeklestirilmis ve böylece modern Türkiye'nin ulusal kimligi kazandirilmistir. Kemalizm Türkiye için yalnizca Cumhuriyet rejimini tanimaktadir. Kemalizm insanlarin arzularini yerine getirebilecek yegane rejimin cumhuriyet rejimi olduguna inanmaktadir.

Halkçilik:

Gerek içerigi gerekse hedefleri açisindan bakildiginda, Kemalist Devrim ayrica bir sosyal devrim niteligi de tasimaktaydi. Bu devrim seçkin bir grup tarafindan genel olarak halka yönelik bir biçimde gerçeklestirilmisti. Kemalist devrimler, özellikle Isviçre Medeni Kanunu olmak üzere Bati kanunlarinin Türkiye'de uygulamaya konmasiyla birlikte kadinlarin statüsüne kökten degisiklikler getirmistir. Üstelik, 1934 yilinda kabul edilen bir kanun ile kadinlar seçme hakkini almislardir. Atatürk çesitli ortamlarda Türkiye'nin gerçek Yöneticilerinin köylüler oldugunu söylemistir. Aslinda bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteligindeydi. Gerçekte, halkçilik ilkesi için yapilan resmi açiklamada Kemalizmin sinif ayricaliklarina ve sinif farkliliklarina karsi oldugu ifade edilmekte ve hiçbir bireyin, ailenin, sinifin veya organizasyonun digerlerinin daha üzerinde olmasini kabul etmiyordu. Kemalist ideoloji, aslinda, Türk vatandasligi olarak ifade edilen bir fikre dayanmaktaydi. Gurur ile birlesen vatandaslik fikri, onlarin daha fazla çalismalari için gerekli psikolojik tesviki saglayacak, birlik fikri ve ulusal bir kimligin kazanilmasina yardimci olacakti.

Laiklik:

Kemalist laiklik yalnizca devlet ve dinin birbirinden ayrilmasi anlamina gelmiyor, ayrica dinin egitim, kültürel ve yasal konulardan da ayrilmasi anlamini tasiyordu. Laiklik, düsünce özgürlügü ve kuruluslarin dini düsünce ve dini kuruluslarin etkisinden bagimsiz olmalari anlamina geliyordu. Böylece, Kemalist devrim ayrica laik bir devrim idi. Kemalist devrimlerin birçogu laikligi gerçeklestirmek amaciyla yapilmis ve diger birçogu ise laiklige ulasilmis olmasi nedeniyle gerçeklestirilebilmistir. Kemalist laiklik ilkesi Tanri karsiti bir ilke degildi. Bu akilci ve dini siyasettir disinda tutan bir ilke idi. Bu Kemalist ilke aydinlanmis Islam'a degil, çagdasliga karsi olan Müslümanliga karsisindaydi.

Devrimcilik:

Atatürk'ün ortaya koydugu en önemli ilkelerden birisi de reformculuk veya devrimcilikti. Bu ilkenin anlami Türkiye'nin devrimler yaptigi ve geleneksel kuruluslarini modern kuruluslar ile degistirmis oldugu idi. Geleneksel kavramlarin iptal edildigi ve modern kavramlarin benimsendigi anlamina geliyordu. Devrimcilik ilkesi, yapilmis olan devrimlerin taninmalarinin çok ötesine geçti.

Milliyetçilik:

Kemalist devrim ayrica milliyetçi bir devrim idi. Kemalist milliyetçilik irkçi bir yapida degildi. Bu devrimin amaci, Türkiye Cumhuriyetinin bagimsizliginin korunmasi ve ayrica Cumhuriyetin siyasal yönden gelismesi idi. Bu milliyetçilik, tüm diger milletlerin bagimsizlik haklarina saygili idi. Yine bu milliyetçilik, sosyal içerikli bir milliyetçilikti. Yalnizca anti - emperyalist degil, ayni zamanda gerek hanedan yönetimine gerekse herhangi bir sinifin Türk toplumunu yönetmesine karsi olan bir milliyetçilikti. Kemalist milliyetçilik, Türk devletinin vatani ve halki ile bölünmez bir bütün oldugu ilkesine inanmaktadir.

Devletçilik:

Kemal Atatürk yapmis oldugu açiklamalarda ve politikalarinda Türkiye'nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelismeye önemli ölçüde bagli oldugunu ifade etmistir. Bu baglamda, devletçilik ilkesinin de devletin ülkenin genel ekonomik faaliyetlerini düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemedigi alanlara veya özel sektörün yetersiz kaldigi alanlara veya ulusal çikarlarin gerekli kildigi alanlara yine devletin girmesi gerektigi anlaminda yorumlanmaktadir. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasinda, devlet yalnizca ekonomik faaliyetlerin temel kaynagini teskil etmemis, ayni zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluslarinin da sahibi olmustur.

ATATÜRK DEVRIMLERI

Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider oldugu gibi, ayni zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin çagdas medeniyetler seviyesine ulasabilmesi ve kültürel açidan gelismis toplumlarin aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki yasami modernize etmistir. Atatürk 1924 ile 1938 yillari arasinda, insanlarinin kurtuluslari ve hayatta kalabilmeleri için yasamsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmistir. Tüm bu devrimler, Türk halki tarafindan büyük bir cosku ile karsilanmisti.

Harf Devrimi

Atatürk'ün gerçeklestirmis oldugu en önemli devrimlerden birisi, Arap alfabesinin kaldirilmasi ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmustur. 3 Kasim 1928 tarihinde, yeni Türk Alfabesi kabul edilmistir.

Kiyafet Devrimi

Kiyafet devrimi ile birlikte, kadinlar çarsaf giymekten vazgeçerek, modern kadin elbiseleri giymeye basladilar. Erkekler ise fes yerine sapka giymeye basladilar.

Hukuk Sisteminin Laiklestirilmesi

1920 yilinda kurulmus olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk sistemine ihtiyaci vardi. Atatürk, Seriat Kanununun yerine Isviçre Medeni Kanununu getirmis, o dönemde geçerli olan ceza yasasinin yerine ise Italyan Ceza Yasasini getirmistir. Türk Hukuk Sistemi ise tüm çagdas gereksinimler Çerçevesinde modernize edilmistir.

Ögrenimin Laiklestirilmesi

19. Yüzyil baslarina dek, Osmanli Imparatorlugu bünyesinde çesitli egitim sistemleri uygulanmaktaydi. Atatürk Islami egitim veren medrese sisteminin yeni toplumun ihtiyaçlarina cevap veremeyecegini gördü. Bu nedenle, bati modellerine benzeyen yeni bir egitim sisteminin olusturulmasi gerekliydi. Böylece, mevcut sistem degistirilerek 1933 yilinda bir üniversite reformu gerçeklestirilmistir.

Kadinlara Saglanan Medeni Haklar

Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyillar boyunca ihmal edilmis olan Türk kadinina yeni haklar taninmistir. Böylece kabul edilmis olan medeni kanun geregince bundan böyle kadinlar da erkeklere taninan haklara sahip olacaklar, resmi görevlere atanabilecekler, oy verme ve Millet Meclisine seçilebilme hakkina sahip olabileceklerdir. Tek eslilik ilkesi ve kadinlara taninan esit haklar, Türk toplumuna bir canlilik kazandirmistir.

Atatürk'ün Türk Tarihi ile ilgili Çalismalari

Kültürel alanda bir tür milliyetçilik anlamindaki yazi devrimi sonrasinda, Atatürk tarih konusuna agirlik verdi ve 1931 yilinda Türk Tarih Kurumunu kurdu. Burada, Türkiye Tarihi kapsamli bir sekilde incelenmekte ve degerlendirilmektedir.

Bunlarin disinda, Yeni Takvim, Agirliklar ve Ölçüler, Tatiller ve Soyadi Kanunu gibi diger birçok devrimler de gerçeklestirilmistir. Bu konudaki bazi örnekler arasinda 1924 Hafta sonu Yasasi, 1925 Uluslararasi Zaman ve Takvim Sistemi, 1926 Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu, 1933 Ölçü Sistemleri ve 1934 Soyadi Yasasi sayilabilir. 1932 yilinda Büyük Millet Meclisi tarafindan kabul edilen yasa geregince Türkler soyadi aldilar ve Milletin liderine de "Türklerin Babasi" anlamina gelen Atatürk soyadi verildi.


DÜNYA GÖZÜ ILE ATATÜRK

Franklin D. Roosevelt
(ABD Baskani)

Mustafa Kemal Hakkindaki bilgiyi O’nu çok iyi taniyan birisinden edindim. Sovyet Sosyalist Cumhuruyetleri Birligi’nin Disisleri Bakani Litvinof’la görüsürken, onun fikrince bütün Avrupa’nin degerli ve ilgi çekici devlet adaminin bugün Avrupa’da yasamadigini, Bogazlarin gerisinde, Ankara’da yasadigini, bunun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaskani Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldugunu söyledi.


YÜZYILIMIZIN DAHİSİ

D. Lloyd George
(Ingiltere Basbakani)

Yüzyillar nadir olarak dahi yetistirir. Su su talihsizligimize bakin ki o büyük dahi çagimizda Türk Milletine nasip oldu.


ATA’NIN ÖLÜMÜ BÜYÜK KAYIPTIR

Winston Churchill
(Ingiltere Basbakani)

Savasta Türkiye’yi kurtaran savastan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalniz yurdu için degil, Avrupa içinde en büyük kayiptir. Her sinif halkin O’nun ardinda döktükleri içten gözyaslari bu büyük kahramana ve modern Türkiye’nin Ata’sina layik bir tezahürden baska bir sey degildir.


YÜKSEK ANLAYIŞLI ÖNDER

V. Iliç Lenin
(Rus Ihtilali Lideri)

Mustafa Kemal Sosyalist degildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teskilatçi, yüksek anlayisli ilerici, iyi düsünceli ve akilli bir önderdir. O, soygunculara karsi bir kurtulus savasi yapiyor, Emperyalistlerin gururunu kiracagina ve Sultanida yaraniyla birlikte alt edecegine inaniyorum. (1921)


TÜRKIYE ÖVÜNEBİLİR

Eleftherios Venizelos
(Yunanistan Basbakani)

Bir ulusun hayatinda bu kadar az sürede bu denli kökten degisiklik pek seyrek gerçeklesir. Bu olaganüstü isleri yapanlar, hiç kuskusuz kelimenin tam anlamiyla büyük adam niteligine hak kazanmislardir. Ve bundan dolayi Türkiye övünebilir.


TÜRK BİRLİGİNİN MİMARI

Dwight D. Eisenhower
(ABD Baskani)

Kemal Atatürk için daimi bir anit tesisi münasebetiyle Türkiye’ye tebriklerimi arz ile gurur duyuyorum. O’nun gösterdigi yolda yürüyen büyük ulusunuz, çok önemli basarilar elde etmistir. Türk birliginin ve ilerleyisinin mimari Atatürk’ün hatirasini anmak için yapilan bu tören, dünyanin her tarafindan hür insanlara ilham kaynagi olmus bir zata çok yerinde bir saygidir.


O MÜSLÜMANLARIN DA SESIYDI

Muhammed Ali Cinnah
(Pakistanin Kurucusu)

O, Türkiye’yi kurtarmakla bütün dünya uluslarina Müslümanlarin sesini duyuracak kudrette oldugunu ispat etti. Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyasi en büyük kahramanini kaybetmistir. Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynagi olarak dikildigi halde Hind Müslümanlari bugünkü durmlarina hala razi olacaklar mi?


YÜZYILIMIZIN BÜYÜK ÖNDERİ

John F. Kennedy
(ABD Baskani)

Atatürk adi insana bu yüzyilin büyük insanlarindan birinin tarihi basarilarini, Türk ulusuna ilham veren önderligini, modern dünyayi anlayisindaki ileri görüslülügü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatirlatmaktadir Süphesizki Türkiye Cumhuriyetinin dogusu ve o zamandan beri Atatürk’ün ve Türkiye’nin derin ve genis devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha basariyla belirten bir baska örnek gösterilemez.


ATA’YA DUYULAN HAYRANLIK

Hayato Ikeda
(Japonya Basbakani)

Atatürk’ün Türk Dili Devrimini gerçeklestirmesi ve dinle siyaseti birbirinden ayirarak Türk toplumunun modernlesmesini saglamak yolundaki çabalarina karsi büyük bir hayranlik duymaktayiz.


ATATÜRK’LE ÖVÜNÜYORU

General Douglas MacArthur
(ABD Uzakdogu Kuvvetleri Baskomutani)

Asker-Devlet adami, çagimizin en büyük liderlerinden biriydi. Kendisi, Türkiye’nin en ileri memleketler arasinda hakettigi yeri almasini saglamistir. Gene O Türklere, bir milletin büyüklügünün temel tasini olusturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermistir. Ben Atatürk’ün sadik arkadaslarindan biri olmakla büyük övünç duyuyorum.


TARİHTE EŞİ OLMAYAN OLAY

Daily Telgraph,
Ingiltere

Kadinlar baska hiçbir ülkede bu kadar çabuk ilerlememislerdir. Bir ulusun bu derece degismesi, tarihte gerçekten esi olmayan bir olaydir.