|

Yanmış-yıkılmış, parça parça bölünerek paylaşılmış topraklar üzerinde, tarihe gömülmüş bir imparatorluğun enkazından yepyeni bir devlet kurarak bizlere bırakan, dünyanın bugüne kadar görebildiği en büyük askeri ve siyasi deha olan Atatürk’ümüzü bir 10 Kasım gününde daha saygı, sevgi ve minnetle, ama en çok da özlemle anıyoruz.
O’nu anlayamamış ya da anlamak istemeyenlerle didişmekten yorgun düşmüş, bir türlü ülkenin gerçek gündemine yoğunlaşamayan kuşaklar olarak ne kadar mahcubuz.
O’na tam anlamıyla layık olamamışlığın ezikliği içerisinde O’nu özlüyor; O’nu arıyoruz.
Bugün 10 Kasım 2011.
Bugün, vatan topraklarının bir bölümünü birilerine kaptırmamak; ulusal bütünlüğümüzün parçalanmasını engelleyebilmek; ekonomimizi kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda kimseye el-avuç açmadan yönetebilmek; milyonları bulan işsizlerimize iş alanı yaratabilmek; açlık sınırının altında yaşamak durumunda olan insanlarımızın yaşam standartlarını yükseltebilmek; kültürel yozlaşmayı durdurabilmek ve en önemlisi laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyet’imizin bu niteliklerinden birini ya da birkaçını koruyabilmek için çırpınıyorsak; nerede hangi yanlışların yapıldığının muhasebesini yapmak gerektiğine inanıyoruz.
Uzun yıllardır yalnızca 10 Kasım’larda Mustafa Kemal’ in ardından ağıtlar yakıp, 10 Kasım’lara özgülediğimiz övgülerle kendi kendimizi ve birbirimizi kandırmak yerine, O’nu, Mustafa Kemal ATATÜRK’ü anlamak gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.
Atatürk’e layık olabilmenin, ancak Atatürkçülüğü bir yaşam biçimi olarak seçmekle mümkün olacağını hatırlatıyorum.
Atatürk’ün yaktığı bağımsız, egemen ve onurlu bir yaşam için gerekli olan aydınlığın meşalesi ellerimizde, O’nu sevgiyle, saygıyla, minnetle anıyor; özlüyor ve arıyoruz.
Av. Enis İŞBİLEN
Uzunköprü Belediye Başkanı
|